22/10/2008 - Lego Parçalarının Yapım Süreci

     
     Sürekli haşır neşir olduğumuz bu sevimli, iştah açıcı parçaların hangi aşamalardan geçip elimize geldiğini anlatsam ilgilenirsiniz diye düşündüm. O oyuncaklar hangi acıları çekerek şekilleniyor, doğuşlarından itibaren elimize düşüp yeni bir işkenceye başlayana kadar neler yaşıyorlar diye merak ediyorsunuzdur sanırım. Binlerce farklı parçanın, onlarca renkte çeşitleri nasıl oluyor da hep (tamam çoğunlukla!) doğru  kombinasyonlarla elimize ulaştığını öğrenmek istiyorsanız buyurun lütfen. Bu nefes kesici maceraya hep birlikte ortak olalım:

     İlk olarak beklendiği gibi parçaları oluşturacak bir hamura ihtiyacımız olacak. Ama bu hemen aklınıza geldiği gibi su ve bir tozu karıştırmak suretiyle elde edilmiyor. Koca çuvallar içinde ABS plastik taneleri alınıyor, ortası delik minicik silindir taneler. Tanklara boşaltılan beyaz renkli bu taneler yüksek emme gücü olan borular vasıtasıyla üretim tesisi içinde dolaştırılıyorlar. Yüzlerce baskı makinesi olduğunu hesaba katarsanız ne kadar karmaşık bir ulaşım sistemine ihtiyaç duyulduğunu tahmin edebilirsiniz. Sanıyorum ki nice şehrin metro sistemine, en büyük havaalanlarının bavul taşıma sistemlerine taş çıkartıyorlardır. Tabi bu tanelerin borular içinde ilerlerken çıkaracağı gürültüyü de unutmayalım. İşte tüm bu curcunaya rağmen taneler baskı makinelerine ulaşıyorlar ve orada 60 civarı farklı renkte boya ile karıştırılıyorlar. Her makine farklı bir parçayı, farklı bir renkte üretiyor. Gerek duyulan renk için uygun kartuşlar ile boya ekleniyor ve istenen baskı kalıbı takılıyor. Bu baskı kalıplarının her biri yaklaşık beş milyon parça üretebiliyor. Bir günde 5 buçuk milyon kadar parça üretildiğini hesaba katarsanız ömrülerinin çok da uzun olmadığını görebilirsiniz. Ayrıca TLG her özel parça için hazırladığı kalıpların bir tanesini özenle saklıyor. Eğer bir gün tekrar kullanılması gerekirse buradaki örnek alınıp bir kopya kalıp daha hazırlanabiliyor - ancak TLG'nin bu işe maliyet nedeniyle pek sıcak bakmadığını ekleyeyim...

     İşte baskı makinesine ulaşıp renk verilen taneler 255 derecede eritilip bizim oynayacağımız şekle sokuluyor. Bu üretim sürecinde tabi ki artık plastik parçalar da oluşuyor, bunlar ayrı bir kapta toplanıp tekrar aynı makinede eritilerek geri dönüşüm sağlanıyor. Nihai parçalar da hemen baskı makinesinin önündeki sandıklarda toplanıyorlar. Bu sandıklar doldukları zaman sensörler gezgin robotlara uyarı gönderiyor ve o ünite için üretimi durduruyorlar. Robotlar gelip bu dolu sandığı alıyor ve yerine boş olanını bırakıyorlar. Ancak robot diyince aklınıza bilimkurgu filmlerinden fırlamış şeyler gelmesin, yerdeki çizgileri izleyerek hareket eden market arabasının hallicesinden ibaretler. Topladıkları bu sandıkları da merkezi parça kütüphanesine götürüyorlar. Eğer parçaların üzerinde dekoratif baskılar varsa bu sandıklar önce ilgili makineye götürülüp parçalar tek tek diziliyorlar, ardından üzerlerine baskı yapılıyor. Robotlar bunları da tekrar topluyor, kütüphanede parçanın saklanacağı koridora bırakmak suretiyle de işlerinin başına dönüyor. Bırakılan her sandık içerdiği parçayı belirten işaretlere sahip, bu yüzden kütüphaneye kaldırırken nereye nelerin konulduğu kolayca belirlenebiliyor. Kütüphane ise 20 metre yükseklikte yüzlerce sandıktan oluşan onlarca koridora sahip. Bu koridorlarda daha öncekinden farklı bir çeşit robot çalışıyor. Yukarı doğru da hareket edebilen bu yeni makinemiz hem gelen yeni sandıkları yerleştiriyor, hem de setleri oluşturmak için çağrırılan sandıkları dağtıyor.

     Her set için içerik belirlenince bu sandıklar parça dağıtımının yapılacağı bir sonraki makineye gönderiliyorlar. Yürüyen bir tezgah çevresine konulan onlarca dağıtım makinesi gereken adette parçayı tezgah üzerinde hareket eden kutulara bırakıyorlar. Her kutunun ağırlığı parça ekleme işlemi bitince çok hassas terazilerle tartılıyor. Eğer kutu için hesaplanan ağırlıktan farklı bir değer görülürse o kutu alınıyor ve parçalar bir insan (ilk kez bize ihityaç duyuluyor!) tarafından teker teker ayrılıp yeniden dağıtım sürecine ekleniyorlar. Bu kontrolden başarıyla geçen kutular poşetleniyor ve ait oldukları setlerin kutularına konuyorlar. Set kutularına yapım klavuzu ve yapıştırmalar ekleniyor, ardından kapatılıyorlar. Bu kutular da büyük karton ambalajlara konulup dünyanın dört bir tarafına gönderiliyorlar.

     İşte o çok sevdiğimiz Lego setlerinin doğum hikayesi aşağı yukarı bundan ibaret. Baştan sona insan eli değmeden geçen, büyüleyici ve biraz da korkutucu bir hikaye. Umarım hoşunuza gitmiştir!

Lego Adam